BİLİMSEL YAZILAR

Şiddetli Geçimsizlik

Şiddetli geçimsizlik; yolları ayrılan çiftler edebiyatının vazgeçilmez ifade biçimi. Aslı “iletişim hataları” olan fakat anlam kaymasıyla suçlunun aynı dili konuşamama olduğu kanısına varılan ilişki özeti. Peki nedir bu birbirini seven iki insanın huzurunu, mutluluğunu, iletişimini bu kadar imkansız kılan?

 

Aile ve çift terapisti John Gottman, ilişkilerin çıkmaza girmesinden Kıyamet Öncüleri olarak adlandırdığı iletişim tarzlarını sorumlu tutuyor: Olumsuz Eleştiri, Aşağılama, Savunmaya Geçme ve Geri Çekilme.   


Gelin nedir bu Kıyamet Öncüleri beraber inceleyelim ve eğer kendimizden bir şeyler buluyorsak da örnekler yardımıyla partnerimiz ile daha sağlıklı bir iletişim için harekete geçelim.

 

 



Olumsuz Eleştiri: Olumsuz eleştirinin yapıcı olanından farkı, olumsuz eleştirinin karşımızdakini yaralamak amaçlı olması. Olumsuz eleştiri bu özelliğinden dolayı şikayetten de farklı, hatta daha zararlı. Olumsuz eleştiri yapılan ve “yanlış”, “kırıcı”, “utanç” ya da “zarar” verici hareketi temel almaktansa, karşı tarafın karakterini hedef aldığı için ilişkiye (zarar verir).  

 

 

Örneğin, “Benimle buluşmaya geç kaldığın zaman ve bir de üstüne telefonlarımı açmadığın zaman çok endişeleniyorum. Bu konuda daha dikkatli olacağını söylemiştin” yapıcı bir eleştiri, bir şikayetken ve karşı tarafı daha az yaralayacakken, “Yaptığın hareketlerin başka insanları, beni nasıl etkilediği umrunda bile değil. Bu konuyu binlerce defa konuşmamıza rağmen bu ihmalkarlığına inanamıyorum! Beni unutuyorsun!” kaçınmamız gereken olumsuz eleştiriye bir örnektir. Neden mi? Çünkü ikinci örnek, yalnız bir mutlak doğrunun olduğunun, onun da sizin ağzınızdan çıkan olduğunun mesajını verir karşı tarafa. İkinci örnek yanlışlara odaklı olarak genellemelerle partnerinizin karakterine bir saldırıdır, sizi kırmış, endişelendirmiş, üzmüş hareketine değil. İkinci örnek, partnerinizi “unutkan”, “düşüncesiz”, “ihmalkar” biri olarak etiketlemektir. Masum olmayan bu atamalar da partneriniz tarafından bir saldırı olarak tanımlanacağından, sizi yaptığı hareketin ne kadar endişelendirip, üzdüğünden daha çok kendine yapılan saldırıya karşılık atağa geçmesine neden olacaktır.

 

 

 


 

Aşağılama: Partnerinize iletmeye çalıştığınız mesaj aşağılayıcı kelimelerle süslendiği zaman, iğneleyici, alaycı tavırda aktarıldığı zaman, sonuç partnerinizin kendisini küçümsenmiş, hor görülmüş, işe yaramaz ve değersiz hissetmesinden başka hiçbir işe yaramayacaktır. Aşağılamak zehirlidir, aşağılanmak acı vericidir. Aşağılamak ilişkiye öldürücü darbedir.

 

Örneğin, partnerinizin yıldönümünüz için seçtiği restoranı beğenmediğiniz zaman “Elinden hiçbir işin gelmediği yetmezmiş gibi bir  de yıldönümümüz için seçtiğin şu restorana bak. Tanıdığım en zevksiz insansın!” demek yerine, “Böyle özel bir günü unutmadığın için çok teşekkürler. Bu restoranın senin için özel bir anlamı var mı?” diyebilmek hem partnerinize olan minnettarlığınızı dile getirecek, hem de bu seçimi neden yaptığına dair size bir açıklama sunmasına fırsat verecektir.

 


 

Savunmaya Geçme: Bir suçlama karşısında savunmaya geçmek evrimsel bir içgüdü olmasına rağmen konu ilişkilere gelince bu mekanizmamızı devre dışı bırakmanız gerekebilir. Çünkü savunma eylemi dozunu kaçırdı mı karşı tarafın düşüncelerini, hislerini, kendini hiçe sayılmış hissetmesine yol açabiliyor. Küçük anlaşmazlıkların kavgaya dönüşmesinde en büyük rol oynayanın, taraflardan birinin ya da her ikisinin de anlaşılmadığını ve/veya önemsenmediğini düşünmesi olduğunu göz önünde bulundurursak savunmaya geçmeden önce kendimizi başka bir şekilde ifade edebilmenin yollarını aramayı da ihmal etmez ve böylelikle küçük anlaşmazlıkların gereğinden büyük tartışmalara dönüşmesini engelleyebiliriz.

 

Örneğin partneriniz size yapmanızı rica ettiği bir şeyi neden unuttuğunuzu sorduğunda, doğrudan savunmaya geçip “Yapmadım çünkü bugün çok doluydum. Üstelik sen de bugün ne kadar dolu olacağımı günler öncesinden biliyordun. Kendin de gayet yapabilirdin!” demek yerine, “Üzgünüm unutmuşum. Keşke günün başında senden yapmanı rica etseydim çünkü bugünün çok dolu olacağını biliyordum. Bekle, hemen şimdi yapıyorum” diyebilmek hem partnerinizin ihtiyacını ve duygularını geçerli kılacak, hem de kolay bir şekilde iki tarafın da saldırganlaşabileceği bu mevzuyu tadında bırakacaktır.

 


 

Geri Çekilme: Kavga etmekten, tartışmaktan kaçmak için duygularımızdan, düşüncelerimizden, en önemlisi de partnerimizden uzaklaşma, karşı tarafla ilişki kurmaya ara verme, konuşmak yerine sessizliği seçme… Yan odaya gidip söylenme, verilen sorulara cevap vermeme, konuyu değiştirme… Sükut her zaman altın değil, özellikle konu ikili ilişkilere gelince geri çekilme adında bir çatı altına toplanan bütün bu söylenme, cevap vermeme, konuyu değiştirme eylemleri olumsuz eleştiride bulunma, aşağılama ve savunmaya geçmek kadar zararlı.

 


 

 

 

Photo by Oğuz Aral.