Pembe Fili Düşünme

Düşünmek istemediğimiz konuların, hissetmek istemediğimiz duyguların inadına zihnimizi nasıl meşgul ettiğine dair bir psikoloji metaforuna dayanan Pembe Fili Düşünme, İnkılâp Kitabevi’nden yayımlandı.

Psikolog Zeynep Selvili kitabında, psikoloji alanında özellikle ilgilendiği Kabul ve Kararlılık Terapisi, Şefkat Odaklı Terapi, Öz-Şefkatli Farkındalık kavramlarını kendi deneyimlerinden örnekler vererek anlatıyor. 

 Son yıllarda psikoloji alanında büyük önem kazanan Kabul ve Kararlılık terapisi, Şefkat Odaklı terapi, Öz-Şefkatli Farkındalık gibi teorilerin, insan davranışlarından hareketle ele alındığı Pembe Fili Düşünme, sadece başarı, mutluluk, sevgi gibi pozitif duygu, düşünce ve olaylara odaklanılan bir insan hayatının eksikliğine değiniyor; acı, üzüntü, başarısızlık, yetersizlik gibi zihnimizin derinlerine atmaya çalıştığımız duygu, düşünce ve olayların da biz insanlar için olduğunu anlatıyor. Bu duyguları yok etmek yerine kabullenerek hayatımızı her açıdan, tüm yönleriyle ele alma konusunda okurlara yol gösteriyor. Selvili, bu karmaşık kavramların gündelik hayatta karşımıza çıkan formlarını ise kendi deneyimlerinden yola çıkarak anlatmayı seçmiş. Böylece ortaya rahat okunan, kendinizle ilgili fark ettiğiniz ama tanımlayamadığınız birçok konuyu aydınlığa kavuşturan bir rehber çıkmış. 

Pembe Fili Düşünme’yi, okurların geçmişlerini, öğrendiklerini, deneyimlerini göz ardı ederek ezbere nasihatler vermek için değil, bir yol arkadaşı olmaya niyet ederek yazdığını belirten Selvili, “Can-ı gönülden inanıyorum ki, hepimizin paylaşmaya değer bir hikâyesi var; hepimizin mücadeleleri var; hepimizin acıları ve neşeleri var. Ve hikâyemizi anlattıkça insanlığımızın farkına varıyoruz, diğerlerinden ne kadar farklı olduğumuzu ve aynı zamanda diğerlerine ne kadar benzer olduğumuzu fark ediyoruz, bu kitap her ne kadar başta “Kabul ve Kararlılık Terapisi” olmak üzere, “Şefkat Odaklı Terapi” ve “Öz Şefkatli Farkındalık” yaklaşımlarına dayanıyor ama bir yandan da benim hikâyelerimi içeriyor.” 

Zeynep Selvili’nin hocaları arasında yer alan Harvard Tıp Fakültesi Psikiyatri Öğretim Üyesi Christopher Germer’in “İnsanların nelerle bocaladığına ve nasıl daha mutlu, daha dolu dolu bir yaşam sürebileceğine dair sorulara çağdaş, bilim temelli yanıtlar öneriyor,” diye nitelendirdiği Pembe Fili Düşünme, anlık deneyimlerimizi ve kendimizi “kabul etmek” için rehber niteliğinde bir çalışma.

Pembe Fili Düşünme, bir kişisel gelişim kitabı değil, bir kişisel kabul kitabı…

pembe fili düşünme hakkında ne dediler?

Psikolog Zeynep Selvili, bu enfes kitapta, insanların nelerle bocaladığı ve nasıl daha mutlu, daha dolu dolu bir yaşam sürebileceği dair sorulara çağdaş, bilim temelli yanıtlar öneriyor. İşin sırrı, kabul etmekten geçiyor: anlık deneyimlerimizi ve kendimizi kabul etmek. Söylemesi kolay, uygulaması zor bir şey. Neyse ki Zeynep Selvili’nin kişisel öyküleri, deneyimleri ve profesyonel içgörüsü bu konuda bize yol gösteriyor. Hayatınıza bir daha asla aynı gözle bakamayacaksınız!

Pembe Fili Düşünme modern, kabul temelli psikolojiye çok güzel bir giriş noktası. Size yalnız olmadığınızı hissettirecek kadar kişisel öykülerle bezeli. Kuramlardan son derece anlaşılır bir dille söz ediyor. Kendinizi eksiksiz bir bütün olarak anlamayı ve kabul etmeyi öğrenebilmeniz için düşünülmüş. Zeynep bu kitaptan bir kişisel gelişim değil, kişisel kabul kitabı olarak bahsediyor. Zeynep de, ben de, acı çekmenin ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Kişisel kabul düşüncesinin bazen imkansız göründüğünü de biliyoruz. Kitabı elinize alın, biraz okuyun, kendi acınızın, iç sıkıntınızın örgüsünü ve başkalarıyla aranızda nasıl bir bağ kurduğunu anlayın. Bu kitabın bir mesajı var: Hayatınızı ele almak, iyileştirmek elinizde. Gelin, buradan başlayın ve iyileşme serüveninde bize katılın.

Duygusal mükemmeliyetçiliğin egemen olduğu ve duyguların olumlu ya da olumsuz olarak iki aşırı uç bağlamında değerlendirildiği bir dünyada insanların yalnızca "iyi hissetme" peşinde olmaları anlaşılır bir tutum olarak değerlendirilebilir. Ne var ki, yaşam yalnızca "iyi" olanı değil," tüm" duyguları hissedebilmek ile ilgili bir yolculuktur. Gökkuşağını yakalayabilmek için yağmuru göze almak gerekir. Zeynep Selvili yukarıda yazılanların farkındalığı içinde kendi deneyimlerinden yola çıkarak yaşantılarının ona öğrettiklerini okuyucu ile açık bir dille, cömertçe paylaşmış bu kitapta... Öğrenip aktardıklarını ise kanıta dayalı bir terapi (Kabul ve Adanmışlık Terapileri) çerçevesi içine son derece güzel bir biçimde yerleştirmiş. Belli ki yaşantıları ona "bilen" değil "öğrenen ve öğrendiklerini paylaşan" bir ruh sağlığı profesyoneli olmanın erdemlerini sunmuş.

Ödül avcısı gibi yalnızca güzel olanı yakalama peşinde olan insanların olumsuz düşünce ve duygulardan kaçma çabasının anlamsızlığına hatta imkansızlığına vurgu yaptığı eserinde, bir yandan da olumsuz duygu ve düşünceleri yargılamadan kucaklayabilmenin farkındalığı ve özşefkati artıran yönüne dikkatleri çekmiş.

Yaşamın kaçınılmaz olabilen acılarında anlam bulabilmenin tek yolunun değerlere adanmış bir yaşam oluşturabilmek olduğunun farkındalığını meslek yaşamının başında yakalayabilmek büyük başarı. Şefkatin insan acılarını azaltmaktaki rolüne vurgu yapan ve özşefkatin esneklik ve dayanıklılığı arttırma bağlamındaki önemini ortaya koyan bu anlamlı kitap için Zeynep Selvili’yi yürekten kutlar, insan acılarını azaltmakta daha nitelikli bir hizmetin verilmesinde katkı sağlayacağını umarım.

Yepyeni, egzotik bir yere seyahat edecek olsanız, tabii ki akıllılık edip yolculuğunuza önceden hazırlanırdınız. Keşfedilmeyi bekleyen bu toprakların muhteşem fırsatlar sunduğunu ama bir o kadar da zorlayıcı olduğunu varsayalım. Seyahate giderken amaçlarınızı önceden saptardınız, değil mi? Gideceğiniz yeri bilseniz, neleri keşfedeceğinizi daha iyi planlayabilirdiniz. Ayrıca haritaya ve pusulaya sahip olmak da hayatınızı kolaylaştırırdı. İdeal şartlarda, sırasında yanınızda bir rehber olurdu: Bölgenin özelliklerini çok iyi bilecek, hayal edebileceğiniz en iyi rehberi seçerdiniz. Ülkenin yeryüzü şekillerine, yollarına, iklimine, kısacası tüm ayrıntılarına hâkim olurdu. Dahası, öyle mükemmel bir rehber seçerdiniz ki bölgedeki kültürü çok iyi tanır, dili kusursuz konuşurdu. Bu rehber, size herhangi bir dayatma ya da yönlendirme yapmaz, size amaçlarınızın ne olması gerektiğini söylemekten kaçınırdı. Bilgelik, güç ve bağlılıkla yanınızda olur, yolculuğunuz boyunca bir şeyler öğrenmenize katkıda bulunurdu. Onunla birkaç seyahatten sonra kendi ayaklarınız üzerinde durabilir, kendi kendinize rehberlik ederek tek başınıza yolculuk edebilecek duruma gelirdiniz.

Zeynep Selvili, anlamlı, hedeflere sahip, canlılık dolu bir yaşamı keşif yolculuğundaki ideal rehberiniz. Ancak sizi götüreceği bu yeni topraklar pek de uzak sayılmaz. Söz konusu olan, korkularınızla yüzleşerek ve kendi değerlerinizin her köşe başında yanınızda olduğunu idrak ederek geçirebileceğiniz zengin bir yaşam fırsatı. Yapmamız gereken tek şey bu yolculuğa çıkmak, kendi düşüncelerimiz ve duygularımızla yeni bir ilişki biçimi geliştirmek ve amaçlarımıza dair derin bir farkındalığa sahip olabilmek için sorumluluk almak. Zeynep en yeni, çağdaş kabul ve şefkat temelli psikoterapi konusunda donanımlı bir uzmandan öte, her okurla özenle ilgilenen, bilge bir dost. Zeynep, kaygı ile kendi mücadelesi sırasında ateş çemberinden geçmiş ve sonunda hayatı tüm yönleriyle, olduğu gibi kucaklamanızı ve yürekten yaşamanızı sağlayacak bilgilerle çıkagelmiş. Daha önce onunla çalışma şansına sahip oldum ve konuya olan hâkimiyeti kadar siz okurları radikal dönüşüm potansiyelinizi kullanarak kişisel özgürleşme sürecinizde desteklemek için nasıl kararlı olduğunu da gördüm. Bu yolculuk için size bu muhteşem, anlaşılır ve eğlenceli eserin yazarından daha iyi bir rehber öneremezdim. Siz okurlara, anlamlı bir hayata doğru yelken açarken bol şans ve heyecan diliyorum.

Yaşam hepimiz için zaman zaman zorlayıcı, kaotik ve üstesinden gelinmez halde olabiliyor. Pembe Fili Düşünme kitabında Zeynep Selvili, kendi hikayesinden ve yaşamının zorlayıcı anlarından samimi aktarımlarla, bizlere yardım verme mesleğinde olan birinin de insana dair olan reddedilmez acı gerçeğini deneyimleyebileceğini anlatıyor. Kitabın içinde bilinçli farkındalık, öz-şefkat, kabul ve kararlılık gibi kavramsal olarak anlaşılması ve anlatılması çokta kolay olmayan baş etme yöntemleri bir roman bütünlüğü içinde akıcı ve bilime bağlı bir yol ile aktarılmış.

Bu kitabı, okuyan herkesin kendinden ve yaşamdan bir parça bulacağı adeta taşınabilir bir yardım aracı olarak okuyabilirsiniz.