HAKKIMDA ATÖLYE & EĞİTİMLER MEDİTASYONLAR ÖZ ŞEFKAT KİTAPLIK NOT DEFTERİM BASINDAN PEMBE FİLİ DÜŞÜNME İLETİŞİM

Sene 2011, ayağım kaydı ve düştüm. Başımı sert bir şekilde sehpaya çarptım. Ertesi gün korkunç bir baş ağrısı, mide bulantısı… Acile gittim. Çünkü kesin beyin kanaması geçiriyordum! CT çekildi, üstüne bir de MR, bir nörolog geldi yanıma. “İyi haber beyin kanaması geçirmiyorsun,” dedi. “Kötü haberse beyninde bir tümör var, biliyor muydun?” Kader bu ya, meğer beynimde senede 1 milyon insanın yalnızca 3’ünde bulunan ve çoğunlukla da kazara keşfedilen kistik bir tümör varmış. İyi huyluymuş (Allahtan!) lakin hidrosefaliye (beynin aşırı su toplaması) yol açarak ani ölüme sebep olabiliyormuş (Eyvah!). İnsan böyle bir haber aldıktan, haberi sindirip durulduktan sonra bir daha hiçbir şeyi kafaya takmam sanıyor. Üzüldüğüm şeyler amma boşmuş, hayat meğer çok kısaymış, her anın tadını çıkarmak lazımmış diye düşünüyor. Hastalıklar, kayıplar bizi etkiliyor etkilemesine ama sandığımız kadar fazla olmuyor ve sandığımız kadar uzun sürmüyor etkisi. Bana bundan yedi sene önce beyninde bir tümörle yaşamanın nasıl bir his olacağını sorsalar, katlanılamaz olacağını savunurdum. Yalnız değilim, 1997 senesinde yayınlanan bir araştırmada “sağlıklı” insanlar 83 adet hastalığı “ölümden daha beter” addederken, o hastalığa gerçekten sahip olanların büyük bir çoğunluğu ölümü değil yaşamayı seçiyor. Herhangi bir engeli olmayan insanlar engelli olmamak için engelli insanların engellerinden kurtulmak için vereceklerinden çok daha fazla şey vermeye hazır. Dışarıdan bakıldığında tahayyül edilemeyecek kadar büyük gibi görünen acılara, acıyı bizzat yaşayanlar hafife alınmayacak şekillerde adapte olabiliyor. İnsan, her şeye alışıyor. Ve kendini yeniden (iyi ki) gündelik dertlerin içinde debelenirken buluyor. Zihnimizin sandığından çok daha güçlüyüz. Bunu ben söylemiyorum, araştırmalar* söylüyor.

Bu yazımı okuduysanız, benim için bir şey yapın: Bana mutluluk, bana sağlık dileme içgüdünüzü fark ederseniz bir de kendiniz için mutluluk ve sağlık dileyin. Ben gayet iyiyim, sevgili Gazi Yaşargil ve Uğur Türe’ye selam olsun, minnetle. Siz kendinizi ihmal etmeyin.

*Araştırma: P. Dolan, “Modelling Valuations for EuroQol Health States,” Medical Care: 1905-1108 (1997)