yangın patlaması

Kafa karışıklığı ve öfkeyle bir süre mücadele ettikten sonra kalbimin baraj kapakları bir anda açıldı ve ağlamaya başladım.  Kafam hâlâ karışıktı, profesyonellik dışı gözyaşlarımın çok da aleni olmamasını sağlamaya çalışarak Dharma binasının arkasına geçtim ve sessizce ağladım… koca bir hafta sonu boyunca.

İnsanların bana karşı ne kadar nezaketsiz olduğunu, benim kendime karşı ne kadar nezaketsiz olduğumu anladıkça ağladım. Ağladım çünkü nezaket deneyimini kabullenmek bana yoğun bir şefkat hissettirdi. İhtiyaçlarımın önemsiz olduğunu, duygularımın geçersiz olduğunu, yeterince dayanıklı olmadığımı, bir şekilde defolu olduğumu düşünerek geçirdiği koca bir hayatın yasını tutarak ağladım. Ağladım çünkü yaşamımda eksik bir parçayı –öz-şefkati– keşfetmekte olduğumu tüm kalbimle biliyordum. 

Yangın patlamaları yaşıyordum –öz-şefkatli bilinçli farkındalık (MSC) konusunda sözünü ettiğimiz, gerçek şefkatin vücut bulmuş halini, belki de ilk kez, deneyimledikten sonra ortaya çıkan şaşırtıcı ve son derece güçlü tepkiyi anlatan  terimdi bu.

Yangın patlaması –başkaları ve kendimiz tarafından– gördüğümüz muameleyle gelişmek ve zenginleşmek için ihtiyaç duyduğumuz davranışlar arasındaki zıtlığın içgüdüsel ve fiziksel farkındalığına verilen isim. Yangın patlaması, daha iyi bir şeye layık olduğumuz hissiyle düzenli olarak karşılanmamış ihtiyaçlardan oluşan kişisel tarihe karşı deneyimlerle, ansızın başından beri haklı olduğumuzu fark edişimizin yasının ve öfkesinin açığa çıkmış hali. Başından beri değerli olduğumuzu, yalnızca vazgeçilmez aidiyet hakkımız için gerekli adımları atacak kimsenin olmadığını idrak edişimiz.

Kristin Neff, yangın patlamasının, bir insanın kendi algısının kendini uygunsuz hissettiği durumda tehlike altında kalan “işe yaramaz/değersiz kendisinin” hayatta kalmak için savaşmasıyla ortaya çıkabileceğini söylüyor. Bu kavram, içsel psikolojik sistemimizin bir aile gibi farklı parçalardan oluşan bir grup olarak görüldüğü İçsel Aile Sistemleri teorisiyle de uyuşuyor. Aile fertlerinden biri farklı bir şey yapmaya başladığında, varlığı için statükoya güvenen başka bir parça, uyumsuz veya nörotik bile olsa, yangın patlamasına neden olabiliyor. Çünkü insan, sistem olarak hayatta kalmaya programlanmış, mutlu olmaya değil.

Paul Gilbert, bağlanma sistemimizin (bize şefkat verenlerle bağ kurabilme becerimizin gelişmesinin) kitap gibi, kötü muamele veya umursamazlık nedeniyle bir insanın hayatının belirli bir noktasında kesilebileceğini belirtir. Öz-şefkat, kitabın aynı yerini açıp kişinin çocuklukta yaşadığı üzüntüyü yeniden deneyimlemesine neden olabilir. 

“Sevgi, ortaya kendisinden farklı bir şey çıkarır.” Anon.

Çoğu insan için yangın patlaması, iyileşme sürecinin gerekli bir parçasıdır. Yaşadığımız acılara yanıt olarak ancak ve ancak bedenimizin ve zihnimizin, ne pahasına olursa olsun, kendi deneyimini yaşamasına izin verdikten sonra karşılanmamış ihtiyaçlarımız üzerine çalışmaya başlayabiliriz. Yangın patlamasını şefkatle, usulca yaşamak bir öz-şefkat pratiğidir. 

Bana gelince, yangın patlaması deneyimim yaşamımda bir dizi değişikliği beraberinde getirdi, bu değişikliklerin tamamı gelişmek ve zenginleşmek için ihtiyaç duyduklarımı vermeye yönelikti. Yangın patlaması hayatımda yeni bir sayfa açtı. 

Kristy Arbon

Orijinal metin için tıklayınız.